Şirketlerin Performansında Ciro Mu, Piyasa Değeri Mi Etkili?

in Otopost

Bir şirketin performansını değerlendirmek için en önemli gösterge eskilerin tabiriyle sadece ciro iken artık iş dünyası ve piyasalar, şirketleri piyasa değerlerine göre de değerlendiriyorlar. İşte tam da bu nedenle artık şirketlerin hedeflerinde ciro ve kârlılıkta büyümenin yanı sıra piyasa değerlerini artırmak da yer alıyor.

BAŞARININ SIRRI HANGİSİ?

Otomotiv sektöründe son yıllarda yakaladığı inanılmaz yükseliş ile dünyanın dört bir yanında adından sıkça söz ettiren Tesla; aktif olduğu pazarı genişletmesi ve bununla birlikte kullanıcı sayısındaki artış ile sektördeki yerini üst sıralara taşıyor… Peki bu başarının sırrı ciro mu piyasa değeri mi?

2016 yılı cirolarına baktığımızda Tesla’nın 7 milyar, Ford’un 152 milyar ve General Motors’un 166 milyar dolarlık ciroları olduğunu görüyoruz. Bir diğer deyişle General Motors, Tesla’nın 24 katı, Ford ise 22 katı daha fazla ciro yapmış durumda.

New York Borsası’nın Nisan ayı verilerine göreyse 53.6 milyar dolarlık piyasa değeri ile Tesla, 2017’nin ilk çeyreğindeki başarısını devam ettirerek, Ford’un ardından sadece Amerika’nın değil dünyanın en önde gelen otomobil üreticilerinden General Motors’u da geride bırakmayı başarmıştı. Bu başarı sayesinde Amerika’nın piyasa değeri anlamında en değerli otomobil üreticisi konumuna yükselen Tesla son hamlesini ise Haziran ayında sermayesindeki %1.4’lük artış ile gerçekleştirdi.

Piyasa değerini 61.6 milyar dolara çıkaran şirket, bu rakam ile BMW’nin piyasa değerini 280 milyon dolar geçerek, dünyanın en değerli dördüncü otomobil markası olmayı başarmış durumda. Peki Tesla’nın elde ettiği bu başarının arkasındaki sır ne?

Deneyim, doğru ortaklar, zamanlama ve futurist bakış açısı…

Bu bilgiler ışığında geleceğin teknoloji, elektrikli ve otonom, yani sürücüsüz araçlarda olduğunu ve otomotiv dünyasının yakın gelecekte 4 ayrı sektörde güçleneceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Gelin detayları birlikte inceleyelim..

BAĞLANABİLİRLİK (CONNECTIVITY)

Yapılan araştırmalar yeni nesil mobil ağların ve akıllı telefonların artması ile birlikte operatörlerin yeni teknolojileri daha etkin kullanacağı ve 2019 yılı sonunda yaklaşık 68 milyon bağlanabilir aracın trafikte olacağını gösteriyor.

Tüm cihazların birbirleriyle iletişim sağlaması sayesinde verilere anlık olarak ulaşılabilecek ve bu da otomobilleri daha güvenli hale getirecek. Örneğin trafik ve araç kullanım bilgileri gibi yüzlerce veri bulut ve sosyal medya aracılığıyla farklı kurumlara iletilerek hızlı ve güvenli aksiyonların anlık olarak alınması sağlanacak. Filolar ve ikinci el araç değerleri ise hep bu veriler aracılığıyla daha güvenli ve rasyonel olarak yönetilebilecek.

OTONOM ARAÇLAR (AUTONOMOUS VEHICLES)

Otonom araçları kısaca otomatik kontrol sistemleri sayesinde bir sürücüye ihtiyaç duymadan yolu, trafik akışını ve çevresini algılayarak sürücünün müdahalesi olmadan seyir halinde gidebilen otomobiller olarak tanımlayabiliriz. Direksiyonsuz olan ve tüm araçlarla iletişim halinde bulunan otonom araçlar, aynı zamanda akıllı telefonlar aracılığıyla insanlar ile de iletişimde olacak. Google, Apple, Uber ve Intel şimdiden bu sektördeki en büyük oyuncular olarak sıralandılar bile… Bu segment araçların tüm dünya genelinde ekonomik, çevresel ve sosyal bir değişim yaşatacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Örneğin yalnızca Kore’nin, sadece 2019 yılında otonom araçların üretimi için ayırdığı bütçe 2 milyar dolar. Bununla birlikte markalar otonom araçları piyasaya sürmek için hazır olsalar da; aracın en temel özelliğinin güvenlik olması ve sürekli test ‘den geçiriliyor olması pazarda beklenen düzeyde araç olmamasının nedeni olarak gösterilebilir.

ARAÇ PAYLAŞIMI (SHARED MOBILITY)

Özellikle büyük şehirlerde yaşayan genç nesil, araç sahibi olmanın gereği olmadığını ve bu tür bir yatırımın çok efektif olmadığını düşünüyor. Toplu taşıma ve alternatifi olan araç paylaşım trendi ise tüm dünyada artmış durumda. Her gün aynı güzergahtan, aynı kişiler ve saatlerde, aynı lokasyona giden kişilerin farklı bir araç ile trafiği sıkıştırmasına gerek olmadan tek araba ile yolculuk yapmanın daha mantıklı olduğunu savunanlar bu doğrultuda organize oluyorlar.

Ekonomik açıdan da katkı sağlayan bu yöntem sayesinde masraflar bölünüyor ve kurumlar aracılığıyla araç ayarlamalarını güvenli bir platformda gerçekleştirilebiliyorlar. Ya da bir aracı saatlik olarak şehrin bir lokasyonundan kiralayıp, araba gereksinimi son bulunca da farklı bir lokasyona veya kurumun belirlediği otoparklara bırakabiliyorsunuz. Tüm bunlar tabi ki mobil çözümler ve araçların bağlanabilir özellikleri sayesinde gerçekleşebiliyor. Bu uygulamalar şu anda Amerika ve Avrupa’da bir çok şehirde hızla gelişen trendler arasında…

ELEKTRİKLİ ARAÇLAR (ECOLOGY)

Hepimizin bildiği gibi elektrikli araçların gelişimi yıllardır sürüyor, araçların karbon ayak izleri ve tüketimleri en aza indirgenmeye çalışılıyor. Sektörde konuyla ilgili bir noktaya gelinmiş olsa da hala bu araçların batarya ömürlerini ve bu doğrultuda sürüş menzilini arttırmak hedefler arasında yer alıyor. Ayrıca kullanımın artması için ülkelerin altyapı yatırımı yaparak şarj ünitelerini çoğaltması ve devletlerin vergi teşvik oranlarını yükseltmesi gerekiyor.

Büyük yatırımlarla lider konumuna gelerek sektörün öncüleri arasında yer almak isteyen Toyota, Honda, Hyundai’nin tekrar şarj edilebilen hibrid araçları bu sektörün öncüleri olacak gibi duruyor.

Her ne kadar gelişmeler yaşansa da bu alanlarda hala gidilecek çok yol var. Akıllı telefonların hayatımızın ayrılmaz bir bütünü olması ve hayatlarımızı kontrol etmekte bize büyük kolaylık sağlamaları gibi gelecekte akıllı araçlar da hayatımıza yöne vererek, yaşam stillerimizi değiştirecek.

Örneğin araçlarımız bize park yerlerini, gideceğimiz restoranları, benzin istasyonlarını, servis noktalarını ve buna benzer yüzlerce mekan hakkında bilgi verebilecek, hatta otomatik yönlendirebilecek. Ya da concierge görevi görüp, evimize varmadan evimizle iletişime geçip tüm cihazlarımızın devreye girmesini sağlayabilecek, diğer araçlarla iletişime geçip hayatımızı kolaylaştırabilecek. 

FF

Yazının PDF formatı için tıklayın…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *